Bu haber kez okundu.

Forklift ve platform pazarının büyüme kapasitesi bugünün iki katı

 

Esasen İSDER’de yönetimsel anlamda ve üye sayısı bakımından büyük bir değişim yaşanmadı. Üyelikten ayrılan firmalar olduğu gibi ailemize katılan yeni firmalarımız da oldu. Bildiğiniz üzere İSDER bünyesinde Depo Raf Sistemleri Sektör Komitesi’nden tutun da Komponent ve Yedek Parça Sektör Komitesine kadar 17 tane komitemiz yer almakta. Komitelerimiz, kendi alanları doğrultusunda çalışmalarını yürütmeye devam ediyor.Dernek olarak Avrupa İstif Makinaları Federasyonu (FEM) Yürütme Kurulu Üyesiyiz. Yapılanmamızı FEM’in standartları doğrultusunda oluşturmaktayız ve sektör ile ilgili çalışmalarımızı bu doğrultuda yürütmekteyiz. Üyelerimizle birlikte katıldığımız Cemat Avrasya fuarına bu yıl destek verdik, önümüzdeki yıl da desteğimiz devam edecek.

 

Peki, üyelik başvurusu hangi kriterler doğrultusunda kabul ediliyor?

Üyelik noktasında dikkat ettiğimiz birtakım hususlar bulunuyor. Bunlar arasında, üye firmanın sektördeki faaliyet durumunun belirli bir süreye ulaşması hususu var. Firmanın sektördeki faaliyetinin minimum 5 yıl olmasına dikkat ediyoruz. Lakin,firma varlığı uzun yıllara dayanan bir holdingin iştiraki olarak sektöre adım atmışsa, bunu farklı değerlendiriyoruz. Daha esnek davranıyoruz. Firma eğer üreticiyse, bünyesinde mühendis bulundurması bizim için bir diğer önemli kriter. Ayrıca belirli bir adetsel üretim ve satış rakamına ulaşması ve tabii markasının olması da gerekli.

Bu kriterlere uyum sağlayan firmalar için daha sonra başvurunun değerlendirilme süreci başlıyor. Başvuru gerçekleştiren firmanın ürün gamı hangi komitemizi ilgilendiriyorsa, ilgili komite üyeleri ve başkanının görüşleri alınıyor. Örneğin; vinç sektöründe faaliyette bulunan bir firma üyelik başvurusunda bulunuyorsa öncelikle Vinç Komitemizin görüşlerini alıyoruz. Derneğimize üyelik talebinde bulunan yeni firmalar bulunmakta ve ön değerlendirmeleri komitelerimiz yapmakta.

İSDER’in güncel üye sayısı nedir?

An itibarıyla üye sayımız 49. İSDER,  üyeleriyle birlikte sektörün yüzde 65’ini temsil ediyor. Amacımız ilerleyen dönemlerde derneğimizin yapısına uygun ve sanayimize katkı sağlayacak yeni üyelerimizle temsil oranımızı arttırmak.

 

Eğitim konusu sektörün her zaman gündeminde olan bir konu olduğu için sormak isteriz İSDER bünyesinde nasıl çalışmalar yürütülüyor?

Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalamış olduğumuz protokol çerçevesinde 7 bölgede meslek liseleri öğrencileri ile yaptığımız eğitimlerimizin birinci faslı bitti. İkinci fasıl için yeni eğitim-öğretim döneminde de eğitim komitemizin faaliyetleri devam edecek. Eğitim çalışmalarımız içerisinde üyelerimizle birlikte hem okullardaki öğrencilerimize eğitim veriyoruz, hem de materyal yardımız yapıyoruz. Sektörün nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak adına, öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin dikkatini çekmeyi hedefliyoruz. Sektörümüzün ne kadar önemli bir sektör olduğunu vurgulamak adına “Kariyer Günleri” düzenliyoruz. Eğitim komitemiz içerisinde yer alan üyelerimiz, eğitim alan öğrencilerimizi kendi merkezlerinde ağırlıyor, makinaları ve makina parçalarının tanıtımını sağlıyor. Bu konudaki faaliyetlerimiz hızlanarak devam edecek. 

Sektörün gelişimi adına organizasyonlar da düzenliyorsunuz.

Evet, bu da dernek faaliyetlerimiz içerisinde yer alıyor. 2015’in Ekim ayında İş ve İstif Makinaları Kiralama Zirvesi’nin birincisini gerçekleştirdik. İlk kez gerçekleştirilmesine rağmen; çok başarılı bir organizasyona üyelerimizin de desteğiyle imza attık. Katılımcı sayımız yüksek ve konuşmacılarımız da hem uluslararası hem de ulusal anlamda, alanında değerli isimlerdi. 2018’de yine bir konferans/zirve yapacağız. Bu sefer uluslararası arenada tanındık, bilindik bir partnerle yola çıktık. Hem organizasyon, hem konuşmacı, hem de yurt dışından katılım ve tanıtım anlamında yanımızda yer alacak. Bu konferansı da 2018’in ilk çeyreğinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

İSDER rakamları ile sektörün portresi hakkında neler söyleyebilirsiniz?

İstifleme sektöründe iki tür rakam var. Biri İSDER üyelerinin müşteri bazındaki rakamları, diğeri de İSDER üyeleri haricindeki firmaların da yer aldığı genel satış rakamları. İkisi arasında adetsel bazdaki fark 1000 civarlarında seyreder. Geçen senenin kapanışını İSDER üyeleri 13.586 adet olarak yaparken, sektörün Türkiye’ye dair rakamı genel rakamı 14.052 civarlarında oldu. Bu rakamlar, dizel-elektrikli forklift, vinç ve platform kategorilerini içermekte. Forklift sektörü bu yıl biraz daha yavaş başladı. 2016’ya kıyasla %15 geride başlayan sektörün durumu son 2-3 aydır biraz daha iyi. Mayıs rakamlarına bakarsak, 2017’nin de 2016 seviyelerinde geçeceğini tahmin ediyoruz.

Platform sektörü ise 2015’te 2014’e göre %75, 2016’da 2015’e göre %64 büyümüş. Şuanda da %20’ler seviyesinde. 2017’nin ilk üç ayında yaklaşık 400 adet platform satılmış. Bu rakamlara baktığımızda platform sektörünün önünün açık olduğunu söyleyebiliriz. Kiralama konusu da Türkiye’nin yeni tanıştığı bir konu.  Bugün İngiltere’de %90, Almanya’da %45 oranlar konuşulurken bu seviye Türkiye’de %15’lerdedir. Bu yüzdelik oran da uzun vadeli kiralamaları kapsar. Kısa vadeli kiralamanın oranını çıkarmak zaten pek mümkün değil.

Sektörün büyümesi devam edecek, diyebilir miyiz?

Ekonomik anlamda büyük bir değişim yaşanmazsa evet. Türkiye’nin ekonomik durumu inişli çıkışlı bir seyire sahip.  Benim bu sektöre girdiğim 1973 yılından bu yana gördüğüm 8 kriz dönemi oldu. Bunlar tabii ki bizleri etkiliyor. Eğer Türkiye’nin ekonomik hayatı düzenli bir seyirde ilerlerse Türkiye’nin forklift pazarı bugüne oranla iki kat büyür. Aynı durum platform ve kiralama sektörü için de geçerli. Türkiye’nin nüfusuna ve altyapısının ne kadarını tamamlayıp oturttuğuna bakarsanız sektörün ilerleme kapasitesini çok rahat görebilirsiniz. Bu büyümeyi yaşatacak ana faktör ülke ekonomisi ve döviz kurları.

İSDER’in içerisinde yerli üreticilerin payı ne seviyede?

İSDER üyelerinin yaklaşık %45’i yerli üretici. FEM üyesi olduğumuz için bilhassa vinç komitelerimizde yer alan üretici firmalarımıza FEM standardlarında üretim yaptıklarını onaylayan logoyu verebiliyoruz. Tabii ki burada firmanın bütün üretim tesisini FEM’e göre revize etmiş olması gerekli. Dernek olarak bu hususa ehemmiyyet veriyoruz. Soruyu ülkemiz adına yerli üretim diye çevirirsek eğer, şahsen ben Türkiye’nin artık teknoloji satın alması değil, teknoloji üretmesi tarafındayım. Tabii ki ithalat olacaktır lakin şuandaki gibi hep dışa bağımlı Türkiye, arzu ettiğimiz Türkiye değil. Kendi teknolojimizi üretebilelim felsefesindeyim. Mümkün olduğu kadar az ithalat yapalım. Zaten böyle bir Türkiye’de ekonomik anlamda da pek çok sorun ortadan kalkacaktır.

Sohbetimizi, derneğin kamu tarafında yürüttüğü işler ve bunun sektöre faydası üzerine konuşarak tamamlayalım mı?

Burada 3 tane paydaş var. Sivil toplum örgütleri, üreticiler ve distribütörlerden oluşan sanayiciler ve devlet. Bu üçü ayrılmaz bir bütün. Biz; en çok Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Milli eğitim Bakanlığı ile çalışıyoruz. Bu bakanlıklar altında de genel müdürlükler var. Karayolları Genel Müdürlüğü de en çok çalıştığımız genel müdürlüklerden biri. Bir diğeri de Devlet Malzeme Ofisi. Bunların hepsiyle çok sıkı çalışmalarımız var. Burada önemli olan nokta derneğin yapısı oluyor. Dernek içerisinde eğer alt çalışma grupları varsa, bu işe profesyoneller bakıyorsa, dernek sektörün görüşünü alabiliyorsa, devlet kademesi de bunu biliyorsa o zaman dernek görüşü kamu nezdinde güven görüyor. Bizim kamu kurumlarıyla ilişkilerimiz tabii ki artarak devam edecek çünkü kamu kurumları olmadan sivil toplum örgütleri çok bir mana ifade etmiyor. STK’lar olmadan da sektör çok büyük bir mana etmiyor.

Son dönemlerde sivil toplum örgütlerinin kıymeti arttı. Hepimizin bildiği üzere bireysel olarak kamudan talepte bulunmak pek de sonuç getirmiyor.  Devlet bu konuda sivil toplum kuruluşlarını görevlendirmiş durumda. İSDER’in bu konudaki işleyişi çok profesyonel. Yeni çıkan tebliğ ve mevzuatları günlük olarak takip ediyoruz. Burada yayınlanan her bilgiyi üyelerimizle paylaşıyoruz. Kamunun bizden talep ettiği bilgi ve görüşleri de sektörümüz yöneticileri ile tartışıyor ve ortak nokta oluştuğu takdirde paylaşıyoruz. Üyelerimizin yaşadığı sıkıntıları da elbette kamu kurum ve kuruluşları ile paylaşıyoruz. Onlar da her türlü talep ve önerimizde bizlere yardımcı oluyor ve titizlik içerisinde çalışıyorlar.

İSDER’in üye yapısı Türkiye’nin en büyük firmalarından oluşmakta, yönetimimizde bu şirketlerin yöneticileri yer alıyor ve derneğimizi profesyonel bir şekilde yönetiyoruz. Dolayısıyla İSDER’de üyelerimiz ellerinden geldiği kadar temeli sağlam tutarak, enine boyuna tartışarak kararlar alıyorlar.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.