Öne Çıkanlar oto kurtarma oto transfer iş güvenliği fuar oto transfercim

Bu haber kez okundu.

İlhan Kardeşler Vinç'in yatırımların da makaslı platformlar ağırlıkta

 

Sohbetimize, sektörün 1980’den günümüze olan değişimini konuşarak başlayalım mı?

Esasen Türkiye’de yaşanan değişim ve büyümeyle birlikte biz de değiştik ve büyüdük. Müşteriye hitap edebilmek için değişim kaçınılmazdı. Mecbur büyüyecektik çünkü büyümezsek silinecektik. Tabii bu büyümeyle birlikte bir takım sorunlar da iş yaşamımız içerisine dahil oldu. Bunları geçmişte de yaşadık, bugün de yaşıyoruz. Makinalarımız yatırım gereken pahalı makinalar. Diğer taraftan Ankara’da olmamız sebebiyle genel olarak sektörün büyüklüğü ile paralel bir büyüme yakalayamadığımızı düşünüyorum. Liman bölgelerindeki vinç firmaları Ankara’ya kıyasla çok daha fazla büyüdü. Ankara’nın iş merkezleri ve binalar dışında çok fazla iş kolu yok.

Geçmişten günümüze makine parkurunuz nasıl bir gelişim gösterdi?

Biz bu işe kurtarıcı mekanik araçtan başladık.  Hidroliğe yerli üretim olan Koçaklar Makine’den aldığımız makinelerle girdik. Daha sonra Konya kendini bu konuda kendini geliştiriyordu ve bizde bu gelişime ayak uydurduk. Oraya,  makine yaptırdık. Daha sonra yerli firmalar yetersiz kaldı, hem randımanlı çalışmadı, hem de çok büyük makine imalatı yapılamadı. Keşke yapsalardı da biz de Almanya’dan Hollanda’dan makine almak zorunda kalmasaydık. Daha sonra yurt dışı makine ihracatı başladı. Onla birlikte mobil vinç sayımızı artırdık. Yaklaşık 13 mobil vinç var. Markaları: Liebherr, Grove, Tere’e kadar her markadan var. 300, 220, 250 ton. Hiyap’ta 13 adet civarı. Onlar da 80 tondan 20 tona kadar var. Değişik markalarla çalışıyoruz. Sepetli var iki adet; Erkin Hidrolik ve Kardelen. Uzmanlar’dan teslim alacağımız 45 metrelik sepetli vinç var. Makaslılar başlangıç olarak dizel motorlu. Bunu geliştirmek planımız var. Yatırımlarımız makaslı alanda daha fazla olacak. Bunun en büyük nedeni de operatör sıkıntısı.

Tam da bu noktada operatör sorununa değinelim mi?

Bu sorunun nedeni, yeni neslin bu sektöre kazandırılamaması. Meslek liselerinde ders olarak geçmiyoruz. Bununla birlikte lise çağına gelmiş bir çocuğu, bizim sektöre adapte etmek de zor. Anne babaların sanayiye bakış açısı soğuk.

Zor bir sektör mü?

Zor bir sektör olduğunu düşünmüyorum. İnsan gücüyle değil de beyinle yapılması gereken işler çoğunlukta. Elektronik, hidrolik araçlar var. Eskiye kıyasla çok rahat ve kolay bir iş yaptığımıza inanıyorum.

Peki, iş güvenliği bu sektöre ne kazandırdı?

Sektör iş güvenliği ile birlikte kendini kesinlikle toparladı. Hepimizin yararına bir uygulama. Ancak, işin uzmanı bizi denetlerse çok daha verimli olacak. Vinçi hiç görmemiş iş güvenlik uzmanı bizi kontrol etmek istiyor. Hiç alakasız şeyler istiyor. Mesela kabindeki insanların baret takması gerektiğini söylüyor. Ama operatörün etrafını görmesi gerek, yukarıya bakması gerek. Vinç kabininde zaten koruma var. İşin uzmanı denetlerse çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İnsan hayatı çok önemli. Bizim yaptığımız işler de riskli işler. Bu tür önlemler hepimizin yararına faydasına. 

Sizin çocuklarınızın işinize bakış açısı nasıl?

O da işin enteresan tarafı. Çocuklarımız herhalde bizim çektiğimiz sıkıntıları görüyorlar ki bizim işimize soğuk bakıyorlar. Lise eğitimlerinden sonra onları şirkete alamadık. Okumak istediler. Heveslenmediler. Memur olmak istiyorlar.

İşimizle 24 saat ilgilenmek zorunda olduğumuzu görüyorlar. Çalışma saatlerimiz belli değil. Sosyal yaşantımız sıfır. Çocuklarımız bunu görüyor ve bizim gibi olmak istemiyor. Biz kendi çocuklarımızı sanayiye getiremezken başka anne babalar nasıl getirecekler.

 

SPOTLAR:

“İşin uzmanı bizi denetlerse çok daha verimli olacak. Vinçi hiç görmemiş iş güvenlik uzmanı bizi kontrol etmek istiyor. Hiç alakasız şeyler istiyor”

 

“Biz kendi çocuklarımızı sanayiye getiremezken başka anne babalar nasıl getirecekler”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.