Bu haber kez okundu.

Marka Hukuku Açısından Sınai Mülkiyet Kanunu

 

Ülkemizde sınaî mülkiyet alanındaki hukuki düzenlemeler,1870'li yıllara kadar uzanmaktadır. 1871 tarihli "Eşya-i Ticariyeye Mahsus Alamet-i Farikalara Dair Nizamname" ve 1879 tarihli "İhtira Beratı Kanunu" marka ve patent konularında ülkemizdeki yasal korumanın temelini oluşturmaktadır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında da sınaî mülkiyet haklarının korunmasına önem verilmiş ve "Sınaî Mülkiyetin Korunması için Uluslararası Bir Birlik Oluşturulması Hakkındaki Paris Sözleşmesi'ne 1925 yılında katılım sağlanmıştır. 

1965 yılında 551 sayılı "Marka Kanunu"nun yürürlüğe girmesi ve 1976 yılında "Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) Kuruluş Anlaşması”na katılım, Türkiye'de sınaî mülkiyet hakları koruması alanındaki önemli adımlar arasında yer almıştır. 

24 Haziran 1994 tarihinde, 544 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Türk Patent Enstitüsü'nün kurulması, sınaî mülkiyet hakları alanında bir dönüm noktası olmuştur. 

Ancak sınai mülkiyet hukukunun Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenemeyeceği zaman içinde anlaşılmış ve 10 Ocak 2017 tarihinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu yürürlüğe konulmuştur. Sınai Mülkiyet Kanunu’nda Patentler, Faydalı Modeller, Endüstriyel Tasarımlar, Coğrafi İşaretler ve Markalar tek bir tek çatı altında toplanmıştır. 

Sınai Mülkiyet Kanunu, Anayasa Mahkemesi kararlarından kaynaklanan boşlukları gidermek, Avrupa Birliği Sınaî Mülkiyet Hukukundaki son gelişmelere uyum sağlamak ve ilgili düzenlemeleri daha açık, anlaşılır ve sistematik yapmak üzere hazırlanmıştır.

Sınai Mülkiyet Kanunu ile bir takım önemli değişiklikler yapılmıştır. Bunlardan ilki Türk Patent Enstitüsü’nün adı “Türk Patent ve Marka Kurumu” olarak değiştirilmiştir.

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5.maddesi ile 556 sayılı KHK.nin 7.maddesinden farklı olarak, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat etmesi halinde aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin tescil edilmesine imkan tanınmıştır.

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun en önemli hedeflerinden birisi de marka tescil sürecinin kısaltılması olmuştur. Bu kapsamda 3 ay olan marka yayına itiraz süresi 2 aya indirilmiştir.

Sınai Mülkiyet Kanunu tescilli markaların piyasada etkin bir şekilde kullanılmasını temin etmek, bu sayede yeni girişimcilerin önünün kesilmesini engellemek adına bazı önlemler almıştır. Bunlardan birisi de itiraz aşamasındadır. Buna göre, marka başvurusuna itiraz edilmesi ve bu itirazda beş yıldan uzun süre önce tescil edilmiş bir markaya dayanılması halinde, başvuru sahibi, TürkPatent’ten, itiraz edene markasını 5 yıllık süre boyunca ciddi bir biçimde kullandığına dair belgeleri sunması için süre tanınmasını isteyebiliyor. İtiraz edenin 5 yıllık süre boyunca markayı ciddi bir biçimde kullandığını kanıtlayamaması halinde, Türk Patent itirazın reddedilmesine karar verilebilecek. Böylece, markayı kullanmayanlar, başkaları tarafından tescil edilmesinin önüne geçemeyecek.

Sınai Mülkiyet Kanunu’nu ile getirilen en önemli yeniliklerden birisi de markanın iptali taleplerinin Türk Patent’ den istenebilecek olmasıdır. Ancak bu düzenleme, kanunun yayımı tarihinden 7 yıl sonra yürürlüğe girecek olup, bu tarihe kadar, mahkeme tarafından değerlendirilecektir.

Bir başka değişiklik markaya tecavüze ilişkin mahkeme kararının ilanı ile ilgilidir. 556 sayılı KHK döneminde, herhangi bir koşula bağlı olmaksızın markaya tecavüzün tespitine ilişkin mahkeme kararının gazete ve benzeri vasıtalarla duyurulacağı öngörülmüşken Sınai Mülkiyet Kanunu ile yayın için haklı bir sebebin veya menfaatin bulunması koşulu getirilmiştir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.